Archive for the ‘Düşünce’ Category

 
Eki
10
Posted (admin) in Düşünce on Ekim-10-2015

Bu ülke nice seçimler gördü hayat memat haline getirilen. “Bu seçim çok önemli” sözlerinin yorumcular tarafından birçok seçim öncesi daima tekrarlandığına da şahit olmuşuzdur. Ancak son 13 yılda AK Parti iktidarıyla beraber olağanlaşan, cevabı bilinen sonuçlarla seçimler de önemini yitirmiş, sandıklara adeta malumun ilanı olarak bakılmaya başlanmıştı.

Read the rest of this entry »



 
Eki
12
Posted (admin) in Düşünce on Ekim-12-2012

Her dönemin, kendisinden nefret edilen, zorba, zalim güçleri hep olagelmiştir. Çağının insanlarına acılar yaşatan, elde ettiği ekonomik ve askeri güçle ulaştığı hayat formunu dikte eden bu idarelerin ortak vasfı emperyal yönleridir.

Read the rest of this entry »



 
Eyl
17
Posted (admin) in Düşünce on Eylül-17-2012

Her fırsatta İslam dinine ve onun değerlerine yönelik saldırı ve hakaret söylemleri geliştiren, gerçek dışı bilgiler üreterek kendi insanlarını yanlış yönlendirmeye çalışan zihniyet, bugün daha alçak ve provakatif bir projeyle ortaya çıkmıştır.

Read the rest of this entry »



 
Oca
21
Posted (admin) in Düşünce on Ocak-21-2012

Bireysel Zaaflar :

Müslüman toplumlar arasında ki ilişkilerde görülen problemler, kişilerin bireysel zaaflarının da bir yansıması olabilmektedir, hatta öyledir diyebiliriz. Fert fert her bir Müslümanın yakalanabileceği bu zaaflar, farkında olunmayıp önlemleri alınmadığında Müslüman camiayı, içini kurtların yediği uzun ve iri gözüken bir ağaç  konumuna sokabilmektedir. Büyük İslam alemi gibi ifadelerin ve dünyada ki bir buçuk milyar Müslüman gerçeğinin,  yeryüzündeki katliamlara karşı caydırıcı bir etkisinin olamadığı, bir avuç israillinin işgaline karşı seyirci kalındığı düşünüldüğünde, verdiğimiz kurtlu ağaç örneğinin hiç de abartı olmadığı anlaşılacaktır.

Read the rest of this entry »



 
Oca
14
Posted (admin) in Düşünce on Ocak-14-2012

İlişkilerde Güvensizlik :

Hangi inanca, hangi anlayışa sahip olursa olsun bir toplumun çöküşünün ana sebeplerinden birisi  o toplumda güvensizliğin artmış olmasıdır. Belli bir hedefe ulaşmak isteyen, bir amaç için yola çıkmış olan fertlerin birbirleri ile aralarındaki ilişkinin sağlam temellere oturmuş olması gerekir. Bu sağlam temel, her koşulda, sonucu ne olursa olsun karşılıklı güvendir. Bu güven, alınan görevleri ihmal etmeden yerine getirmede, randevulara riayet etmede, emanetlere ve verdiği söze sadık kalmada kendisini gösterebilmelidir.

Read the rest of this entry »



 
Oca
07
Posted (admin) in Düşünce on Ocak-7-2012

Ortak değerlerde birliktelik, her koşulda sahiplenme ve destek, mal ve canını feda edebilme gibi davranışları insanlar topluluğu içerisinde düşündüğümüzde, bunu sağlayan topluluğun sadece İslam Kardeşlik ilişkisini sindirebilenler olduğu görülecektir. Ve bu kardeşlik bağı yeri gelmiş nice fetihleri doğurmuş, yeri gelmiş nice yürekleri fethetmiştir.

Read the rest of this entry »



 
Ara
31
Posted (admin) in Düşünce on Aralık-31-2011

İslam kardeşliğinin önündeki engelleri, Müslüman kardeşlik bağını zedeleyen unsurları konuşmadan önce şu suali sormamız gerekiyor. Hangi İslam, hangi Müslüman?

Read the rest of this entry »



 
Ağu
17
Posted (admin) in Düşünce on Ağustos-17-2010

Rejimle Hesaplaşmanın Yolu Sandık Değildir

12 Eylül darbe Anayasasına büyük bir antipatiyle bakmak ve referandumu darbecilerle hesaplaşmaya endekslemek, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadır. Şunu sormamız gerekir; daha önceki anayasaların durumu neydi ki 82 anayasası sorun olsun. Yine şu sorularda aklımıza gelmelidir; 90 yıldır bu topraklarda icra edilen kanunlar kime dayanmaktadır. Bu kanunlarla kimler susturulmuş, asılmış ve sürgün edilmiştir. Hangi değerlerimiz yok sayılmış, halka rağmen, halkın dini olan İslama rağmen hangi yasaların zorla, zorbaca ve süngü tehdidiyle icrasına geçilmiştir. Kaç tane anayasa yapılmış ve bu anayasaların temel nitelikleri olarak neler tespit edilmiştir. Bu soruların ışığında 82 anayasasının 90 yıllık rejimin yakın döneme yansımasından başka bir şey olmadığı görülebilmelidir. Bizim gündemimiz, halka bu acıları yaşatan zihniyet ile hesaplaşarak, toplumun Tevhidi hakikatleri kavramasına engel teşkil eden, hayatın her alanını kuşatan uygulamalarına son vermek olmalıdır.

Read the rest of this entry »



 
Mar
03
Posted (admin) in Düşünce on Mart-3-2010

Toplumun kitaplara olan ilgisi oldukça düşük seviyede… Okuyan, araştıran değil, seyreden -izleyen- ve değerlendirmelerini bu şablonlara göre gerçekleştiren insanlarla beraber yaşıyoruz. Bu hal, zihinsel tembelliğe sebebiyet vererek taklitçiliği ve önyargılarla hareket etmeyi peşinden getiriyor. Kişinin kendisi bir konuyu araştırma zahmetine girmediğinden, babadan, arkadaştan, mensup olduğu teşkilat büyüğünden aldığı temel bazı duyumları sarsmayacak, onları pekiştirecek konuşmalara, değerlendirmelere alıcılarını açıyor. Sadece bu yöndeki gelişmeleri takip ederek adeta zihin konforunu sarsmamayı tercih ediyor. Sorgulamanın bir bedeli olabileceğini hissedercesine mevcuda demir atıyor. Bugüne kadar savunduklarının aksine bir düşünüşe geçtiğinde ve hakikaten de kendine dürüst bir yapıya sahipse, okuma ve araştırmalarının sonucunu yerine getirmesi gerektiği ürpertisi ile kabuğuna çekilmeyi yeğliyor. Hayat tarzının değişeceği, babasıyla, eşiyle, patronuyla, arkadaşlarıyla ve aidiyet hissettiği camianın sorumlularıyla çatışacağı, huzurunu kaybedebileceği, yerinden olabileceği endişelerini aklından geçiriyor. Ve alıcılarının ayarıyla oynamamaya karar veriyor.

Read the rest of this entry »



 
Eki
09
Posted (admin) in Düşünce on Ekim-9-2009

 Dergi yazılı bir kültürdür. Topluma söyleyecek sözü olanların yazdıklarını kitlelere ulaştırır. Bir gazete, bir kitap gibi değildir. Gazete daha çabuk, hızlı tüketilir; zemini, ani geçişlere, kaymalara müsaittir. Kitapta ise bir seviye, ağırlık vardır. Dergiler bir düşüncenin, bir hareketin yazılı manifestosudur adeta… Topluma ne denileceği, nasıl söyleneceği kolektif bir akılla tespit edilir ve bu yayınlanır. Bu yönüyle dergiler daha sıcak ve daha hareketin merkezindedir. Bir döneme ait toplumsal hareketleri, düşünce ekollerini tanımak istediğinizde, o dönemin dergilerine bakmanız sizde ciddi bir kanaat oluşturur. Adeta hareketle beraber büyür, gelişir dergiler… Cemil Meriç, “… Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar…” sözüyle bu gerçeği ifade eder.
                   

Read the rest of this entry »