Haz
21
Gönderen: admin, Haber, Haziran-21-2009

Amerikan Saldırganlığı Ve Müslümanların Sorumluluğu Konulu Program Düzenlendi
Vuslat Dergisi, “Svat halkının dramı, Amerikan Saldırganlığı Ve Müslümanların Sorumluluğu” konulu bir program düzenledi. İHH Pakistan birim sorumlusu Recep TUNCER, Araştırmacı-Yazar Murat ÖZER ve derginin G.Yayın yönetmeni Hamza ER’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Svat bölgesine yönelik kamuoyunun duyarsızlığı, Taliban ismine yönelik olumsuz ithamlar ve bölgede ortaya konan projenin gerçek sebepleri konuşuldu.

Yazının Tamamını Oku »



 
Haz
18
Gönderen: admin, Röportaj, Yaptığımız, Haziran-18-2009

 Pakistan’ın Svat bölgesi Başkent İslamabad’a 120 km uzaklıkta Pakistan’ın en önemli turistik yerlerindedir. Kabilelerin hâkim olduğu Svat vadisi, özerk yapısı itibariyle bugüne dek daima şer’i kanunların uygulandığı bir yer olmuştur.

Yazının Tamamını Oku »



 
May
29
Gönderen: admin, Düşünce, Mayıs-29-2009

          İslami kimliğimiz gereği, karşılaştığımız problemlere yönelik rengimizi belli etmeli, şahsiyetimizi, ilkeli tavrımızı ortaya koyabilmeliyiz. Şahitlik bunu gerektirir. Açık bir şekilde Allah’ın senden istediğini beklediğini yerine getirmek ve mü’minliğin ne anlama geldiğini ispat etmek… 
         
          “Böylece sizi orta yolu benimseyen bir ümmet yaptık ki, siz insanlara şahit (örnek) olasınız ve peygamber de size şahit (örnek) olsun…” (2/Bakara 143)

Yazının Tamamını Oku »



 
Nis
23
Gönderen: admin, Röportaj, Nisan-23-2009

Irak’ta yaşanan işgalin engellenmesi için bazı alimlerin bir araya gelerek oluşturduğu Irak Müslüman Alimler Heyeti, ilk olarak mescidlerin sorumluluklarını üstlenerek aktif bir şekilde faaliyet göstermelerini amaç edinmişti. Daha sonra Irak’ın siyasetini ilgilendiren konularda da söz sahibi olmaya başlayan HEYET, kendisine tek hedef olarak işgalcilerin Irak’ı terk etmesini koymuştur.
 Irak’ın bir İslam coğrafyası olduğunu ve bu toprakların işgaline karşı direnişi Allah yolunda Cihad olarak tanımlayan HEYET, işgal sürecinden sonra gerçekleşen tüm siyasi kurumları reddetmekte, anayasayı, hükümeti ve yapılan tüm anlaşmaları gayri meşru kabul etmektedir.
  İstanbul’da bir toplantı için bulunan Heyetin genel sekreteri Şeyh Haris ed-Dari ile Irak’ı, işgali ve direnişi konuşma fırsatı bulduk.
—————————————————————————————————————————————

Yazının Tamamını Oku »



 
Nis
05
Gönderen: admin, Düşünce, Nisan-5-2009

          İnsan doğduğu yeri, ırkını, cinsiyetini, ana ve babasını seçebilme durumunda değildir. Bu seçilemeyen vasıflar ne övünme ne de yerilme gerekçesi olabilir. Ayrıca, seçme durumunda olmadığımız bu özelliklerden dolayı herhangi bir mükafat veya ceza da söz konusu değildir.
         

Yazının Tamamını Oku »



 
Mar
19
Gönderen: admin, Düşünce, Mart-19-2009

           İmani değerleri sahiplenerek yaşamanın marjinal olarak kabul gördüğü bir dönemden geçiyoruz. İmanın şahitliğini hayatın bütün alanında gerçekleştirebilmek her yiğidin işi değil artık. Etrafınızda, dillendirdiğiniz söyleme hemen dudak büken ve “halen orada mısınız” bakışıyla aşağılayarak bakan o kadar çok insan var ki.
          Bu tutum tabii ki bizim saflarımızı terk etmemize sebep olmuyor. Tevhidi değerlerin şahitliğini hayatın her alanında yerine getirebilme çabalarımız devam ediyor. 
         

Yazının Tamamını Oku »



 
Şub
05
Gönderen: admin, Düşünce, Şubat-5-2009

          Hz. Muhammed(s.a.v.) davet sürecinde pek çok engel ve zorluklarla karşılaşmıştır. Alay ve hakaret, fiili darp, taviz teklifleri ve öldürülme girişimlerini yaşamıştır. Bu dönemin en zor imtihanlarından birisi de muhasara ve ambargo olmuştur. 

Yazının Tamamını Oku »



 
Oca
04
Gönderen: admin, Düşünce, Ocak-4-2009

           İbadetlerimiz, hayatın içerisinde takınacağımız tüm tavırları kapsar. Dostumuzu, düşmanımızı, sevgimizi, nefretimizi, öfke ve merhametimizi Allah’ın emrettiği gibi belirlemek, tıpkı namaz, oruç gibi bir ibadettir. Bunu ihmal ve ihlal eden, ya gaflet, yada inkar içerisinde olmuş olur. Her iki durumda, hüsran ve ziyan olduğundan bir mü’min için kabul edilemez tercihlerdir. Kur’an’ın tabiriyle fısktır, yoldan çıkıştır.
 “Eğer onlar Allah’a, peygambere ve O’na indirilen Kur’an’a inansalardı, kâfirleri dost edinmezlerdi. Onların çoğu fasık, yoldan çıkmış kimselerdir” (5/Maide 81)
 

Yazının Tamamını Oku »



 
Eyl
22
Gönderen: admin, Düşünce, Eylül-22-2008

         Ramazan ayının son Cuması olan “Dünya Kudüs Günü” dolayısıyla Qudsday.com  İnternet Platformun da yayınlanan yazımız.

Yazının Tamamını Oku »